İletişim Uzmanı Selçuk Yavuz, iletişim süreçlerinde yalnızca kullanılan kelimelerin değil, mesajın ne zaman verildiğinin ve hangi durumlarda sessiz kalındığının da karşı tarafta oluşan algıyı doğrudan etkilediğini belirtti. Selçuk Yavuz, özellikle stratejik iletişim açısından değerlendirildiğinde zamanlama ve sessizliğin, mesajın içeriği kadar belirleyici unsurlar arasında bulunduğunu ifade etti.
İletişimin yalnızca konuşmak veya bir mesajı karşı tarafa aktarmaktan ibaret olmadığını belirten Selçuk Yavuz, iletişim sürecinin mesajın içeriği, zamanlaması, bağlamı ve hedef kitle üzerindeki muhtemel etkileriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti. Bu yaklaşımın özellikle kurumlar, yöneticiler ve kamuoyuyla doğrudan iletişim kuran yapılar açısından önem taşıdığını aktardı.
Selçuk Yavuz, iletişimde doğru zamanda konuşmanın önemli olduğu kadar, hangi koşullarda konuşulmaması gerektiğinin de stratejik açıdan değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Özellikle gündemin hızlı değiştiği, bilgi akışının yoğunlaştığı ve kamuoyunun farklı kaynaklardan eş zamanlı olarak bilgi aldığı dönemlerde verilecek her mesajın dikkatli şekilde planlanmasının iletişim sürecinin sağlıklı ilerlemesine katkı sağlayacağını belirtti.
İletişim Uzmanı Selçuk Yavuz: Doğru zamanda susabilmek de stratejinin parçası
Konuya ilişkin değerlendirmesinde iletişimin zamanlama boyutuna dikkat çeken İletişim Uzmanı Selçuk Yavuz, “İletişimde yalnızca kelimeler değil, zamanlama ve sessizlik de algıyı şekillendirir. Doğru zamanda konuşmak kadar, doğru zamanda susabilmek de stratejinin parçasıdır” ifadelerini kullandı.
Mesajın doğru zamanda verilmemesi durumunda içeriğin doğru olmasına rağmen beklenen etkiyi oluşturamayabileceğini belirten Selçuk Yavuz, iletişimcilerin yalnızca ne söyleneceğine değil, mesajın hangi koşullarda ve hangi zaman diliminde paylaşılacağına da odaklanması gerektiğini aktardı.
Kurumsal iletişim açısından bakıldığında açıklamaların gündemin doğal akışı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Selçuk Yavuz, ani gelişmeler karşısında refleksif biçimde açıklama yapmak yerine mevcut bilgilerin doğrulanmasının, olayın kapsamının anlaşılmasının ve hedef kitleye aktarılacak mesajın buna göre şekillendirilmesinin önem taşıdığını kaydetti.
Özellikle kriz dönemlerinde iletişim kararlarının daha kritik hale geldiğini belirten Selçuk Yavuz, kurumların kamuoyuna yönelik açıklamalarında hız ile doğruluk arasında dengeli bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini dile getirdi. Eksik veya doğrulanmamış bilgiler üzerinden yapılan açıklamaların yeni soru işaretlerine yol açabileceğini ifade eden Yavuz, iletişim stratejisinin güvenilirlik ve tutarlılık ilkeleri üzerine kurulması gerektiğini söyledi.
Sessizliğin ise her durumda iletişim eksikliği olarak değerlendirilmemesi gerektiğine işaret eden Yavuz, bazı durumlarda beklemenin, bilgi toplamanın ve gelişmeleri analiz etmenin iletişim stratejisinin doğal bir parçası olabileceğini aktardı.
Kamuoyunun bir konu hakkında hızlı yanıt beklediği durumlarda dahi iletişimcilerin mevcut koşulları değerlendirmesi gerektiğini belirten İletişim Uzmanı Selçuk Yavuz, verilen mesajın yalnızca o anki gündeme değil, kurumun uzun vadeli itibarı ve güvenilirliği açısından oluşturabileceği sonuçlara göre de ele alınmasının önem taşıdığını ifade etti.
İletişimde kullanılan kelimelerin tek başına anlam oluşturmadığını dile getiren Selçuk Yavuz, mesajın tonu, bağlamı, hedef kitlesi ve paylaşım zamanı gibi unsurların da algı üzerinde etkili olduğunu belirtti. Aynı mesajın farklı zamanlarda veya farklı koşullarda kamuoyunda farklı karşılıklar oluşturabileceğine dikkat çekti.
Dijital iletişim kanallarının bilgi akışını hızlandırmasıyla birlikte zamanlama konusunun daha önemli hale geldiğini aktaran Selçuk Yavuz, özellikle sosyal medya ve dijital platformlarda yapılan açıklamaların kısa sürede geniş kitlelere ulaşabildiğini, bu nedenle iletişim kararlarının yalnızca anlık gündem üzerinden verilmemesi gerektiğini söyledi.
Kriz iletişiminde hızlı hareket etmenin gerekli olduğu durumların bulunduğunu ancak hızın doğrulama ve stratejik planlamanın önüne geçmemesi gerektiğini belirten Selçuk Yavuz, iletişim ekiplerinin olası senaryolara önceden hazırlanmasının bu süreçlerde önemli avantaj sağlayacağını ifade etti.
Kurumların yalnızca kriz anlarında değil, olağan dönemlerde de iletişim stratejilerini belirlemesi gerektiğini kaydeden İletişim Uzmanı Selçuk Yavuz, düzenli iletişim çalışmalarının olası krizlerde daha kontrollü hareket edilmesine yardımcı olabileceğini dile getirdi.
Mesajın hedef kitle tarafından nasıl algılanacağının önceden değerlendirilmesinin iletişim planlamasının önemli aşamalarından biri olduğunu belirten Selçuk Yavuz, iletişimcilerin yalnızca kendi söylemek istedikleri üzerinden değil, karşı tarafın bu mesajı nasıl okuyabileceği üzerinden de değerlendirme yapması gerektiğini aktardı.
İletişimde gereğinden fazla açıklama yapmanın da bazı durumlarda mesajın temel amacının geri planda kalmasına neden olabileceğini ifade eden Selçuk Yavuz, açık ve anlaşılır bir iletişim dili oluşturmanın yanı sıra doğru bilgiyi doğru zamanda paylaşmanın önem taşıdığını belirtti.
Zamanlama konusunda yapılacak değerlendirmenin olayın niteliğine göre değişebileceğini dile getiren Selçuk Yavuz, her iletişim süreci için geçerli tek bir yöntem bulunmadığını, hedef kitle, gündem, kurumun konumu ve olayın gelişim seyri dikkate alınarak farklı iletişim stratejilerinin uygulanabileceğini kaydetti.
instagram: selcukyavuzcom
facebook: selcuk.yavuz.104
X: namehabercom
