İletişim Uzmanı Selçuk Yavuz: Değişim dönemlerinde açık iletişim belirsizliği azalttı

İletişim Uzmanı Selçuk Yavuz, değişim dönemlerinde çalışanların ve paydaşların sürecin nasıl ilerleyeceğini anlayabilmesi için açık, zamanında ve tutarlı iletişimin büyük önem taşıdığını belirtti. Kurumlarda yaşanan organizasyonel dönüşümlerin, yönetim değişikliklerinin, yeni çalışma modellerinin ve stratejik kararların çalışanlar açısından farklı soru işaretleri oluşturabildiğine dikkat çeken Selçuk Yavuz, bu dönemlerde iletişim süreçlerinin doğru yönetilmesinin belirsizliğin azaltılması ve kurum içerisindeki güven ortamının korunması açısından önemli bir rol üstlendiğini ifade etti.

Selçuk Yavuz, değişim süreçlerinde çalışanların yalnızca alınan karardan haberdar edilmesinin yeterli olmadığını, aynı zamanda değişimin neden gerçekleştiğini, çalışanları ve paydaşları nasıl etkileyeceğini ve kurumun bu dönüşümle hangi hedefe ulaşmayı amaçladığını anlayabilmesinin gerektiğini aktardı. Kurumsal iletişimin bu noktada yalnızca bilgi aktaran bir yapı olmaktan çıkarak çalışanların süreci anlamasına, sorularına yanıt bulmasına ve değişime daha sağlıklı şekilde uyum sağlamasına yardımcı olan stratejik bir araç haline geldiğini kaydetti.

Selçuk Yavuz açıklamasında, Değişim dönemlerinde çalışanların ve paydaşların ne olacağını anlaması gerekir; çünkü insanlar kendilerini doğrudan ilgilendiren bir değişimin neden gerçekleştiğini, bu değişimin çalışma hayatlarını nasıl etkileyeceğini ve kurumun gelecek dönemde hangi yönde ilerleyeceğini bilmedikleri zaman belirsizlik daha hızlı büyür ve belirsizliğin arttığı ortamlarda güven duygusunun korunması zorlaşır. Açık iletişim, çalışanların değişimin gerekçesini ve hedefini anlamasına yardımcı olurken kurum yönetiminin süreci nasıl yönettiğinin de daha net görülmesini sağlar. Zamanında yapılan bilgilendirmeler, çalışanların gelişmeleri farklı kaynaklardan ve doğruluğu belirsiz bilgiler üzerinden takip etmesini engelleyerek kurum içerisindeki bilgi akışının sağlıklı şekilde devam etmesine katkı sunar. Tutarlı iletişim ise farklı yöneticiler veya farklı iletişim kanalları üzerinden verilen mesajların birbirleriyle çelişmesini önleyerek çalışanların süreç hakkında daha net bir çerçeve oluşturmasına yardımcı olur. Değişim yalnızca yönetimin aldığı bir karar olarak görülmemeli, çalışanların ve paydaşların süreci anlayabileceği, soru sorabileceği ve geri bildirim verebileceği iki yönlü bir iletişim anlayışıyla ele alınmalıdır. Kurumlar çalışanlarına yalnızca neyin değişeceğini değil, neden değiştiğini, bu değişimin hangi hedef doğrultusunda gerçekleştirildiğini ve çalışanların bu süreçte nasıl bir rol üstleneceğini de açık şekilde anlatmalıdır. Güvenin korunabilmesi için iletişim yalnızca değişimin açıklandığı günle sınırlı kalmamalı, süreç içerisinde ortaya çıkan yeni gelişmeler de çalışanlar ve paydaşlarla zamanında paylaşılmalıdır. İnsanların kendilerini sürecin dışında hissetmediği, sorularına karşılık bulabildiği ve kurumun verdiği mesajlarda tutarlılık gördüğü bir iletişim ortamında değişime uyum daha güçlü hale gelir dedi.

Değişim dönemlerinde çalışanların kurumun geleceğine ilişkin beklentilerini doğru bilgiler üzerinden oluşturabilmesi, sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından önem taşırken bilgi eksikliğinin veya iletişimde yaşanan gecikmelerin farklı yorumların ortaya çıkmasına ve çalışanların değişim karşısında daha fazla kaygı yaşamasına neden olabildiği değerlendirildi.

Kurumsal yapılarda özellikle görev tanımlarının değişmesi, yeni çalışma sistemlerinin uygulanması, yönetim kadrolarında meydana gelen dönüşümler veya kurumun stratejik hedeflerinde yapılan değişiklikler, çalışanların günlük iş süreçlerini doğrudan etkileyebildiği için bu tür gelişmelerin açık bir iletişim planı çerçevesinde aktarılması önem kazandı.

Selçuk Yavuz, yöneticilerin değişim dönemlerinde çalışanlarla yalnızca kararları paylaşmakla yetinmemesi gerektiğini, kararların arkasındaki gerekçelerin açıklanmasının ve çalışanlardan gelen soruların dikkate alınmasının kurum içerisinde karşılıklı güvenin korunmasına katkı sağlayacağını ifade etti.

Çalışanların değişim sürecinde kendilerini yalnızca uygulayıcı olarak görmemesi, yaşanan dönüşümün nedenleri ve hedefleri hakkında bilgi sahibi olması, kurumun yeni çalışma düzenine adaptasyonunu kolaylaştırırken çalışanların sürece ilişkin geri bildirimlerinin dikkate alınması da iletişimin çift yönlü ilerlemesine imkan sağladı.

Paydaş iletişimi de değişim yönetiminin önemli başlıklarından biri olarak öne çıkarken müşteriler, iş ortakları, tedarikçiler ve diğer ilgili tarafların kurumda yaşanan önemli dönüşümler hakkında doğru zamanda bilgilendirilmesi, kurumun dış paydaşlarıyla kurduğu güven ilişkisinin korunmasına katkı sundu.

 

 

instagramselcukyavuzcom

facebookselcuk.yavuz.104

X: namehabercom