İletişim Uzmanı Selçuk Yavuz, markalar ve bireyler için iletişimin başarı yolculuğundaki en etkili araçlardan biri olduğunu dile getirdi. Selçuk Yavuz, günümüz dünyasında doğru kurgulanmış bir iletişim stratejisinin, sadece tanınırlığı değil, aynı zamanda güven algısını da güçlendirdiğini ifade etti. Markaların sürdürülebilir bir itibar inşa edebilmesi için iletişimi stratejik bir alan olarak ele alması gerektiğini belirtti. Özellikle rekabetin yoğun olduğu sektörlerde, iletişim hatalarının telafisinin zor sonuçlar doğurduğunu aktardı.
Selçuk Yavuz, yanlış seçilen kelimelerin veya zamanında atılmayan adımların şirketler açısından ciddi maddi ve manevi kayıplara neden olduğunu aktardı. Kriz dönemlerinde plansız hareket etmenin sorunu daha da büyüttüğünü belirten Selçuk Yavuz, bu süreçlerin liderlik becerileriyle doğrudan bağlantılı olduğunu kaydetti. İletişimin, kriz anlarında bir savunma mekanizması değil, aynı zamanda yönlendirici bir güç olduğunu söyledi.
Sosyal medyanın etkisiyle bilgi akışının büyük bir hız kazandığını belirten Selçuk Yavuz, küçük hataların dahi kısa sürede geniş kitlelere ulaşabildiğini ifade etti. Bu nedenle markaların her an hazırlıklı olması gerektiğini dile getirdi. Dijital çağda sessiz kalmanın çoğu zaman yanlış anlaşıldığını ve güven kaybına yol açtığını belirtti.
Etkili iletişimin temelinde hedef kitle analizinin yer aldığını aktaran İletişim Uzmanı Selçuk Yavuz, markaların kime, nasıl ve hangi dilde konuşacağını net biçimde belirlemesi gerektiğini söyledi. Kurumsal dilin tutarlı olmasının, marka kimliğini güçlendirdiğini ve sadakat yarattığını ifade etti. Güçlü bir imajın, rakipler karşısında önemli bir avantaj sağladığını kaydetti.
İletişim uzmanı Selçuk Yavuz, kriz dönemlerinde ilk adımın durumu doğru okumak ve net mesajlar vermek olduğunu belirtti. Yanlış yönlendirmelerin veya belirsiz ifadelerin krizin etkisini artırdığını aktardı. Liderlerin bu süreçte çalışanlar ve kamuoyuyla açık bir iletişim yürütmesinin güven ortamını desteklediğini ifade etti.
Selçuk Yavuz, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu değerlendirmelerde bulundu: “İletişim, yalnızca mesaj vermek değildir, aynı zamanda algıyı yönetme sürecidir. Kriz anlarında panikle atılan adımlar, çoğu zaman geri dönülmesi zor sonuçlar doğurur. Doğru iletişim, markayı savunur ve yönlendirir. Hedef kitlenizi tanımıyorsanız, verdiğiniz mesajın karşılık bulması mümkün olmaz. Sessiz kalmak çoğu zaman yanlış anlaşılmaya neden olur. Şeffaflık, güvenin temelidir. Liderler bu süreçte görünür olmalı ve sorumluluk almalıdır. Güvenilirlik, uzun vadeli başarının anahtarıdır.”
Selçuk Yavuz, başarıya ulaşmak isteyen marka ve bireylerin proaktif bir iletişim yaklaşımı benimsemesi gerektiğini ifade etti. Doğru anlaşılmanın, fark edilmenin ön koşulu olduğunu belirtti. İletişimin plansız değil, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir stratejiyle yönetilmesi gerektiğini söyledi.
