İletişim Uzmanı Selçuk Yavuz: Aynı fikri farklı bir tonla ifade etmek iletişimin niteliğini değiştirdi

İletişim uzmanı Selçuk Yavuz, “Bu hiç olmamış” gibi ifadelerin iletişimde gelişimi desteklemek yerine karşı tarafta savunma duygusu oluşturabileceğini belirterek, geri bildirimin yalnızca yapılan hatayı göstermekten ibaret olmadığını, asıl amacın kişinin hangi noktalarda kendisini geliştirebileceğini görmesine yardımcı olmak olduğunu ifade etti.

İş hayatından sosyal ilişkilere, ekip çalışmalarından günlük kişiler arası iletişime kadar geniş bir alanda kullanılan geri bildirimlerin, yalnızca söylenen kelimeler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Selçuk Yavuz, aynı düşüncenin farklı kelimeler, farklı cümle yapıları ve farklı bir ses tonuyla aktarıldığında karşı tarafta birbirinden tamamen farklı etkiler oluşturabildiğine dikkat çekti. İletişimde kullanılan dilin, verilen mesajın içeriği kadar önemli olduğunu ifade eden Selçuk Yavuz, özellikle eleştiri sırasında kişinin doğrudan hedef alınmasının iletişimi geliştirmek yerine savunmacı bir noktaya taşıyabildiğini söyledi.

“Bu hiç olmamış” gibi ifadelerin düzeltici bir yaklaşım ortaya koymadığını belirten İletişim Uzmanı Selçuk Yavuz, “Bu hiç olmamış gibi ifadeler düzeltici değil, yıkıcı bir iletişim biçimi oluşturdu” değerlendirmesinde bulundu. Bir çalışmanın, fikrin ya da davranışın eksik yönlerini ortaya koymanın gerekli olabileceğini ancak bunun kişinin bütününü veya yeterliliğini sorgulayan bir üslupla yapılmasının geri bildirimin amacından uzaklaşmasına neden olabileceğini ifade eden Selçuk Yavuz, iletişimde hatanın kendisi ile hatayı yapan kişinin birbirinden ayrılması gerektiğine işaret etti.

Selçuk Yavuz, “Bir hatayı doğrudan kişinin yetersizliği üzerinden değerlendirmek yerine, hangi noktada gelişim sağlanabileceğine odaklanmak iletişimin niteliğini değiştirdi” sözleriyle, geri bildirim sürecinde kişiye yönelik yargılar yerine davranışa, sonuca ve geliştirilebilecek alanlara odaklanmanın önemini ortaya koydu. Bu yaklaşımın, karşı tarafın kendisini savunmak zorunda hissetmeden söylenenleri değerlendirmesine ve eksik gördüğü noktalar üzerinde düşünmesine daha fazla alan açtığını belirten Selçuk Yavuz, iletişimde kullanılan cümlelerin yalnızca anlık bir tepki oluşturmadığını, aynı zamanda kişiler arasındaki güven ve iletişim biçimi üzerinde de etkili olduğunu ifade etti.

Aynı düşüncenin farklı bir tonla aktarılmasının iletişim sürecinde önemli bir değişim oluşturabileceğini dile getiren İletişim Uzmanı Selçuk Yavuz, “Aynı fikri farklı bir tonla ifade etmek, karşımızdaki kişinin kendisini savunmaya geçmesi yerine söylenenleri değerlendirmesine ve gelişim alanlarını görmesine yardımcı oldu” dedi. Bu nedenle geri bildirim veren kişinin yalnızca ne söylediğine değil, bunu nasıl söylediğine de dikkat etmesi gerektiğini belirten Selçuk Yavuz, özellikle iş yaşamında yöneticiler, ekip arkadaşları ve çalışanlar arasında gerçekleşen iletişimde kullanılan tonun, mesajın karşı tarafta nasıl karşılık bulacağını doğrudan etkileyebildiğini kaydetti.

Geri bildirimin temel amacının yalnızca yanlış olanı ortaya çıkarmak olmadığını ifade eden Selçuk Yavuz, “Geri bildirimin amacı yalnızca yanlış olanı göstermek değil, doğruya nasıl ulaşılabileceği konusunda yol göstermektir” değerlendirmesinde bulundu. Bir eksikliği dile getirirken aynı zamanda çözüm ihtimalini ve gelişim yönünü gösterebilmenin, eleştiriyi daha işlevsel bir iletişim aracına dönüştürdüğünü belirten Selçuk Yavuz, bu yaklaşımın karşılıklı iletişimde hem anlaşılmayı kolaylaştırdığını hem de geri bildirimin daha sağlıklı biçimde değerlendirilmesine imkân tanıdığını söyledi.

İletişim Uzmanı Selçuk Yavuz, iletişimde kelimelerin anlamının ses tonu ve ifade biçiminden bağımsız düşünülemeyeceğine de dikkat çekerek, “Tonlama, kullandığımız kelimelerin anlamını değiştirebildiği gibi karşımızdaki kişinin mesajı nasıl algılayacağını da belirledi” ifadelerini kullandı. Aynı cümlenin sert, küçümseyici veya suçlayıcı bir tonla söylendiğinde farklı; sakin, açıklayıcı ve gelişime alan açan bir tonla ifade edildiğinde ise farklı bir etki oluşturabileceğini belirten Selçuk Yavuz, iletişim becerisinin yalnızca doğru kelimeleri seçmekle sınırlı olmadığını, bu kelimelerin karşı tarafa hangi duygu ve yaklaşım içerisinde aktarıldığının da sürecin önemli bir parçası olduğunu dile getirdi.

Yapıcı geri bildirimin, karşı tarafı iletişimden uzaklaştırmak yerine sürecin içine dahil ettiğini ifade eden Selçuk Yavuz, “Yapıcı bir geri bildirim, kişiyi eleştiri karşısında savunmaya itmek yerine düşünmeye, değerlendirmeye ve kendisini geliştirmeye yönlendirdi” dedi. Özellikle çalışma ortamında yapılan geri bildirimlerin kişinin yalnızca mevcut performansını değerlendirmekle kalmadığını, aynı zamanda sonraki çalışmalarına ilişkin yaklaşımını da etkileyebildiğini belirten Selçuk Yavuz, bu nedenle geri bildirim dilinin kişiyi küçülten veya değersizleştiren ifadelerden uzak tutulmasının iletişim kalitesini desteklediğini söyledi.

 

 

instagram: selcukyavuzcom

facebook: selcuk.yavuz.104

X: namehabercom