İletişim Uzmanı Selçuk Yavuz, kişiler arası iletişimde güven duygusunun yalnızca kullanılan kelimelerle değil, beden dili ve genel duruşla da şekillendiğini belirtti. Selçuk Yavuz, göz teması kurmamak, cümlelere sürekli “şey” ifadesiyle başlamak ve omuzları düşük tutmak gibi davranışların karşı tarafta hazırlıksızlık ve özgüven eksikliği algısı oluşturabileceğine dikkat çekti.
Günlük iletişimde insanların söyledikleri kadar nasıl göründüklerinin ve nasıl davrandıklarının da karşıdaki kişi üzerinde etkili olduğunu aktaran Selçuk Yavuz, küçük beden dili değişikliklerinin iletişim biçimini doğrudan etkileyebileceğini ifade etti.
İletişim Uzmanı Selçuk Yavuz, açıklamasında güven veren iletişimin temel unsurlarını şu sözlerle anlattı: “Güven duygusu sadece sözlerle değil, duruşla inşa edilir. İnsanlar sizi dinlerken yalnızca ne söylediğinize değil, bunu nasıl söylediğinize de bakar. Göz teması kurmamak, karşınızdaki kişide iletişimden kaçındığınız izlenimi oluşturabilir. Cümlelere sürekli ‘şey’ diyerek başlamak, düşüncelerinizi net ifade edemediğiniz algısını yaratabilir. Omuzları düşük tutmak ve bedeni sürekli kapalı bir pozisyonda kullanmak ise kendinize olan güveniniz konusunda soru işareti oluşturabilir. Oysa dik bir duruş, doğal göz teması ve net ifadeler iletişimde daha güçlü bir izlenim oluşturabilir. Bunun için büyük değişikliklere ihtiyaç yoktur; günlük hayatta birkaç küçük davranışı değiştirmek bile iletişim biçiminizde önemli bir fark oluşturabilir. Kendinizi daha güvenilir göstermek için önce bedeninizin verdiği mesajı fark etmeniz gerekir.”
Güven veren iletişimde beden dilinin rolü
İletişim Uzmanı Selçuk Yavuz’un değerlendirmesine göre beden dili, kişiler arasındaki iletişimde sözlü anlatımı tamamlayan önemli unsurlar arasında yer aldı. Göz teması, duruş, yüz ifadesi ve konuşma sırasında kullanılan kelimeler, kişinin karşı tarafta oluşturduğu genel izlenimin şekillenmesinde etkili oldu.
Özellikle iş görüşmeleri, toplantılar, sunumlar ve günlük sosyal iletişim gibi farklı ortamlarda kişinin kendisini ifade etme biçimi önem taşıdı. Selçuk Yavuz’un değerlendirmesinde, güven veren bir iletişim için kişinin öncelikle kendi beden dilini fark etmesi ve hangi davranışların karşı tarafa nasıl mesaj verdiğini gözlemlemesi gerektiği ortaya konuldu.
Küçük değişiklikler iletişim biçimini değiştirebilir
Güvenli iletişim yalnızca yüksek sesle konuşmak veya sürekli göz teması kurmak anlamına gelmedi. Doğal bir duruş sergilemek, düşünceleri gereksiz dolgu kelimeleri kullanmadan aktarmak ve karşıdaki kişiyi dinlerken iletişimi sürdürmek de güven algısının oluşmasına katkı sağladı.
Selçuk Yavuz’un değerlendirmesi, iletişimde güçlü bir izlenim oluşturmanın yalnızca konuşulan sözlere bağlı olmadığını, bedenin ve davranışların da karşı tarafa sürekli mesaj verdiğini ortaya koydu. Bu nedenle kişinin günlük iletişim alışkanlıklarını küçük adımlarla değiştirmesi, daha net ve güven veren bir iletişim tarzı oluşturmasına yardımcı olabilecek unsurlar arasında yer aldı.
instagram: selcukyavuzcom
facebook: selcuk.yavuz.104
X: namehabercom
